ZİRAAT ODASI BAŞKANI MEHMET BUTUR; “50 köyde tarım alanları zarar gördü” « KASTAMONU SOZCU GAZETESİ

TARIM">
SON DAKİKA

ZİRAAT ODASI BAŞKANI MEHMET BUTUR; “50 köyde tarım alanları zarar gördü”

Bu haber 05 Temmuz 2022 - 11:48 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO)  alım yapmasıyla ilgili ve ilimizde yaşanan sel afetinin zararlarına ilişkin çeşitli açıklamalarda bulundu.

Butur, TMO’nun Devrekani Yolu’nun 10’uncu kilometresinde önceki yıllarda alım yaptığı noktada 18 Temmuz 2022 tarihinden itibaren buğday ve arpa alım işlemlerine başlayacağını söyledi. TMO’nun ilimizde bir ajansının olmadığını ve her yıl alım için gelmediğini kaydeden Butur; “Üreticilerimiz htpp:/randevu.tmo.gov.tr/tmo adresinden satmak istediği ürünün cinsi ve yaklaşık miktarına göre randevu alacaklardır. Randevusu onaylanan çiftçilerimiz randevu günü ve saatinden ürününü ofise teslim edecektir. Randevu alamayan çiftçilerimiz olursa biz de randevu noktasında odamızda yardımcı olacağız. Üreticilerimiz randevu öncesi ÇKS bilgilerini güncellemeleri gerekiyor. Ürün bedelleri ise teslim tarihinden itibaren 10 gün içerisinde üreticilerimizin hesaplarına yatırılacaktır. Hububat alım fiyatlarında makarnalık buğday 6 bin 900 TL’den fiyat verilip primle beraber 7 bin 900 TL alınacak. Sert Ekmekli Buğday 6 bin 450 TL’den fiyat verilerek primle beraber 7 bin 450 TL’den alınacak. Arpa ise 5 bin 700 TL’den fiyat verilip primle beraber toplamda 6 bin 200 TL’ye alınacak” şeklinde konuştu.

“BAKANLIKTA TARIMDAKİ SORUNLARI BİLEN BİR EKİP VAR”

Tarım Bakanı ve yardımcılarının değiştiğini anımsatan Butur; “Sistem de değişti. Daha öncesinde müsteşarlık olurdu, şimdi Bakan Yardımcıları var ve Bakan Yardımcılarından bir tanesi de bizim hemşehrimiz İbrahim Yumaklı. TMO ve Türk Şeker gibi yeler ona bağlı bu durum Kastamonu için bir gurur. Tarımla ilgili de çok güzel düşünceleri var. Tarımın bir temsilcisi olarak bakan yardımcılarımızdan beklentim yüksek. Tarımı ve tarımdaki sorunları bilen bir ekip var şu anda, bu çok önemli. Tarım ve gıda dünyanın sorunu. Tarımla uğraşmak son zamanlarda biraz zor, girdi maliyetleri yüksek. İnşallah sattığımız ürünler de vatandaşı tatmin eder ve emeğinin karşılığını alır çiftçimiz. Benim üyelerim temel gıdayı üretiyor, inşallah bu yıl bereketli olur. Kastamonu’ya Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açılmasıyla ilgili de Bakan Yardımcımız İbrahim Yumaklı Bey’e talebimiz oldu, inşallah ilerleyen zamanlarda bunu açarsak çiftçimize çok güzel katkı sağlar. Hububat alımının yanı sıra ofislerin satış mağazaları da var. Baklagil, yağ gibi birçok ürün uygun fiyattan satılıyor” diye konuştu.

“KASTAMONU MERKEZDEKİ 50 KÖYDE TARIM ALANLARI ZARAR GÖRDÜ”

Yakın zamanda il genelinde bir afet yaşandığını ve tarımda büyük oranda zararların oluştuğunu belirten Butur; “Kastamonu merkezdeki 50 köyde tarım alanları sel afetinden zarar gördü. Toplamda bu sayı daha da yüksek. Bu 50 köy katma değeri yüksek ürünlerin alanlarıydı. Dere yataklarındaki verimli arazilerdi, bir arpa, buğday gibi değil. Sarımsak, silajlık mısır, pancar ve sebze üretilen yerlerdi. Sadece geçimini buralardan sağlayan köylülerimiz var. Köylerimizin zararları afetten dolayı çok fazla. Şu anda muhtarlarımız köylerle zararlar ile ilgili Tarım ve Orman İl Müdürlüklerine müracaatlarını yaptılar, il müdürlüklerindeki komisyonlarda şu anda zarar tespit raporu düzenliyorlar. Vatandaşımızın zararını ne kadar karşılayabilirsek o kadar iyi, devletimiz bu konuda güçlü.  Mağduriyet büyük, keşke olmasaydı” dedi.

“TOPLAMDA 31 KÖPRÜ ZARAR GÖRDÜ”

Afetlerle ilgili alınabilecek önlemleri sıralayan Butur; “Dere yatakları daraldı, 20 metrelik alanlar 10 metreye kadar düşmüş durumda. Bunların genişletilmesi ve derinleştirilmesi lazım. Bu zamana kadar muhtarlar DSİ’ye başvururdu ve öyle genişletilirdi ama köylerin ve muhtarların inisiyatifine bırakılmadan dereden geçen suyun az olduğu zamanlarda en yukarıdan DSİ’nin ekskavatörleri girmeli bu alanlar hem genişletmeli hem de derinleştirmelidir. Dere yatağının hakkı neyse o yapılmalı. Kurumlarımız öncelikleri de iyi tespit etmeli. Mesela ‘Su yatağını bulur’ derler, dere akıyor ve çok keskin bir viraj var o viraja taş duvar örülmediyse sel suları orayı delip geçiyor. Köprü girişlerine de mutlaka taştan bir duvar örülmeli, dere ıslahı oralarda daha iyi yapılmalı. Yuva Köprüsü yıkıldı ve 29 köyün geçişi oradan sağlanıyordu. Dere ıslahı yapılarak daha öncesinden oranın tedbiri alınabilirdi. Bu afetten dolayı Kastamonu’da toplamda 31 köprü zarar gördü. İlk olarak bu alanlardaki çayın ıslahı yapılmalı hem taş duvar örerek hem de o köprülere gerekli tadilatların yapılması gerekiyor. Kurumların işlerini çok güzel yapması lazım. Meteoroloji metrekareye ne kadar yağış yağacağını açıklıyor. Bununla ilgili olarak bizim barajlarımız doluysa barajlar tahliye edilmeli ve nefes aldırılmalı, en azından çok şiddetli bir yağış yağdığında barajlarda bir iki gün o su tutulmalı. Afetlerin önünde bazen durulamayabiliyor ama bir tedbir varsa o tedbirlerin alınması lazım. Her kurum üzerine ne düşüyorsa onu yapmalı” ifadelerini kullandı.

“TARSİM SİGORTASI MECBURİ OLMALI”

TARSİM sigortası vurgusu yapan Butur son olarak; “Çiftçilerimizin hepsinin bu sigortayı yapması lazım. En önemli tedbirlerden birisi bu. Bunun yüzde 50’sini devlet karşılıyor. Bir de bilim adamları artık küresel ısınmadan dolayı bu afetlerin yaşanacağını söylüyor. Bunun tedbiri de TARSİM sigortası, sigortasını yaptıranlar zararlarını karşılayabiliyorlar. Geçenlerde Bakanımız da bu konuya değindi ve ‘Sizin bir arabanız kaza yaptığında yetkili ve bir bakan, siyasetçi arıyor musunuz? Aramıyorsunuz çünkü sigorta bu durumu hallediyor’ bizde de bu durum olması lazım.  TARSİM sigortası hatta mecburi olmalı, devlet yapmalı doğrudan gelir parasından da kesmeli. Çünkü bizlerde biraz ihmalkarlık var. Kastamonu’nun afet kapsamına girmesi de iyi oldu. Bunun bize çok katkılarının olacağını düşünüyorum. Emeği geçenlere de teşekkür ediyorum” dedi.

E.K.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.