KKKA vakaları ilimizde 11’e yükseldi « KASTAMONU SOZCU GAZETESİ

SAĞLIK">
SON DAKİKA

KKKA vakaları ilimizde 11’e yükseldi

Bu haber 26 Temmuz 2022 - 7:16 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Kastamonu Veteriner Hekimler Odası (VHO) Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı, havaların ısınmasıyla birlikte ülke genelinde artış göstermeye başlayan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakaların ilimizde de 11’e yükseldiğini söyleyerek, vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Keneler hakkında bilgi veren Hacı İbrahim Maşalacı; “Binlerce yıldır dünya üzerinde varlığın, sürdüren kenelerin insan ve hayvanların bulunduğu her ortamda yer almıştır. Bugüne kadar dünyada bulunan 850’den fazla kene türünden 30’a yakınının Türkiye’de aktif olduğu tespit edilmiştir. Keneler; viral, bakteriyel, riketsiyal ve paraziter hastalıkları mekanik veya biyolojik yollarla bulaştırmaktadırlar. Keneler; sadece ülkemizde değil tüm dünyada büyük problem olarak kabul edilmektedir. Keneler, hayatlarını devam ettirebilmek için konak adı verilen canlılardan türlere göre değişen düzeylerde kan emmek zorunda olan eklem bacaklılardır. Keneler için hayati anlamı olan kan emme süreci vektörlüklerinin (hastalığı taşıması) temelini oluşturmaktadır. Kan emme esnasında konaklarına birçok hastalık etkenin’ taşırlar. Esasında kenelerin konakları üzerine başka zararlı etkileri olsa da naklettikleri hastalıklar bu etkilerin en önemli olanıdır. Kenelerin tüm dünyada 200’ün üzerinde hastalık etkenine vektörlük yaptığı bilinmektedir” dedi.

“İLİMİZDE İSE BUGÜN İTİBARİYLE VAKA SAYISI 11’DİR”

İlimizdeki vaka sayısı hakkında da bilgi veren Maşalacı; “2022 yılı hastalık sezonunun henüz erken dönemlerinde vaka sayılarının da artış görülmesi, üzerinde durulması gereken önemli bir husustur. Hastalık ülkemizde özellikle Giresun, Gümüşhane, Bayburt, Sivas, Tokat, Amasya ve Çorum illerinde insan sağlığını tehdit etmektedir. İlimizde ise vaka sayısı 11’dir. KKKA hastalığı etkeni virüs olan bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalığın etkeni olan virüsü taşıyan keneler; yabani hayvanlar, çiftlik hayvanları ve insanlar arasında virüsün taşınmasına ve çoğalmasına aracılık etmektedirler. İnsanlar, kene tutunması veya kenenin tutunmuş olduğu evcil hayvanın kan ve dokuları ile temas etmesi sonucu hastalığa yakalanırlar. Hasta insanların kanlarıyla kontrolsüz temas ile insandan insana hastalığın geçmesi de söz konusudur” ifadelerini kullandı.

“GENİŞ BİR KONAKÇI SPEKTRUMLARI MEVCUTTUR”

Bilgilendirmelerine devam eden Maşalacı; “Türlere göre değişmekle beraber kenelerin, küçük kemiricilerden, yaban hayvanlarından evcil memeli hayvanlara ve kuşlara (özellikle devekuşları) kadar geniş bir konakçı spektrumları mevcuttur. KKKA hastalığında tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, veteriner hekimler, kasaplar, mezbaha çalışanları, sağlık personeli özellikle risk gurubudur. Kamp ve piknik yapanlar, askerler ve korunmasız olarak yeşil alanlarda bulunanlar da risk altındadır. Henüz ergin olmamış Hylomma soyuna ait keneler, küçük omurgalılardan kan emerken virüsleri alır, gelişme evrelerinde muhafaza eder; ergin kene olduğunda da hayvanlardan ve insanlardan kan emerken bulaştırır” ifadelerine yer verdi.

“KKKA HASTALIĞININ BELİRTİLERİ ATEŞ, KIRIKLIK, BAŞ AĞRISI, HALSİZLİKTİR”

KKKA hastalığının belirtilerine ilişkin bilgilendirmede bulunan Hacı İbrahim Maşalacı; “Kene tarafından ısırılma ile virüsün alınmasını takiben kuluçka süresi genellikle 1 ila 3 gün arasında değişmekte olup, bu süre en fazla 9 gün olabilmektedir. Enfekte kan, ifrazat veya diğer dokulara doğrudan temas sonucu bulaşmalarda bu süre 5-6 gün, en fazla ise 13 gün olabilmektedir. KKKA hastalığının belirtileri ise ateş, kırıklık, baş ağrısı, halsizliktir. Kanama pıhtılaşma mekanizmalarının bozulması sonucu, yüz ve göğüste kırmızı döküntüler ve gözde kızarıklık, gövde, kol ve bacaklarda morluklar, burun kanaması, dışkıda ve idrarda kan görülür. Kırım Kongo Kanamalı ateşinde erken teşhis ve tedavinin hayati öneme sahip olduğu unutulmamalıdır” ifadelerini kullandı.

“KENE BULUNAN HAYVAN BARINAKLARI İLAÇLANMALIDIR”

Hacı İbrahim Maşalacı, son olarak; “Keneler çıkarılırken öldürülmemeli ve patlatılmamalıdır. Keneleri vücuttan uzaklaştırmak amacıyla üzerlerine sigara basmak, kolonya veya gazyağı dökmek gibi yöntemlere başvurulmamalıdır. Hayvancılıkla uğraşan kişiler, hayvanlarını Mart-Eylül ayları arasında kene yönünden mutlaka ilaçlatmalı, hayvanları meradan geldikten sonra mutlaka kene yönünden kontrol etmelidir. Kene bulunan hayvan barınakları İI/İlçe Tarım Müdürlükleri’nin sorumluluğunda uygun ilaçlarla usulüne uygun olarak ilaçlanmalıdır. Kene mücadelesi söz konusu olduğunda zaman zaman çevre ilaçlaması gündeme gelmektedir. Oysa kenelerin yaşam alanlarının geniş olması ve çevrede ilaçların ya da etken maddelerin etki edemeyeceği alanlarda bulunmaları çevre ilaçlaması ile mücadelenin en büyük problemidir. Yine geniş çaplı bir çevre mücadelesinin ekolojik dengeye zarar vereceği, insan da dahil birçok canlı türünün sağlığını olumsuz etkileyeceği unutulmamalıdır. Kene mücadelesinde çevresel ilaç uygulamaları etkin bir mücadele yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Sonuç itibariyle, özellikle bol yağmur ve nemin olduğu bugünlerde hem vatandaşlarımız hem de görevleri nedeni ile risk grubunda yer alan kişiler, hayvan veya hasta insanların kan ve vücut sıvıları ile temastan kaçınmalıdır. Temas halinde mutlaka eldiven, önlük, gözlük, maske vb. koruyucu önlemler almalı, tedbiri elden bırakılmamalıdır. Dolayısıyla ölümcül olan bu hastalığın yayılmasını engellemelidir” dedi.

Y.A.D.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.