“DAĞLARIN OĞLU” BÜLENT ERKAN; “Kastamonu’nun avantajı çok fazla” « KASTAMONU SOZCU GAZETESİ

ÖZEL HABER">
SON DAKİKA

“DAĞLARIN OĞLU” BÜLENT ERKAN; “Kastamonu’nun avantajı çok fazla”

Bu haber 15 Haziran 2022 - 7:07 'de eklendi ve kez görüntülendi.

İspir Belediyesi’nde Kültür ve Turizm elçisi olarak çalışan ve sosyal medyada “Dağların Oğlu” diye tanılan Bülent Erkan, Kastamonu Üniversitesi’nin projesi olan macera turizmi ve doğa sporları potansiyelin incelenmesi, rotaların geliştirilmesi ve haritalandırılması amacıyla çalışmalar yürütüyor.

İlimize Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal vasıtasıyla geldiğini ve Kaçkarlar’da Haberal ile birlikte birçok faaliyet gerçekleştirdiklerini dile getiren Erkan; “Tırmanış, yürüyüş, kamp ve rotalama çalışmalarını birlikte yaptık. Börtü böcek ve flora, birçok canlıları yakından inceledik.  Hocam buraya gelince onunla birlikte Araç’a gittik ve kış festivaline katıldık. Festivalde, Araç’ta bulunan İntaş adında bir mağara var ve bu mağarayı anımsatan bir kar tüneli yaptım. Akabinde iglo ve kar mağarası yaptım, bunlar çok ilgi gördüler. Gençlere iglonun ne olduğunu ve ne işe yaradığını öğretmeye çalıştım. İglo sadece bir görsel değil, amacı hayatta kalmaya yardımcı olan bir barınak aslında. İglolarda kar izalasyon maddesi görevi görür. İglonun içerisi eksiye düşmez. Daha sonrasında Ağlı ilçesindeki festivalde bulundum. Burada da aynı şekilde iglo, kar mağarası ve kardan masa yaptık. Tabii bunları yaparken dağcı arkadaşım da vardı ve orada da bu yaptıklarımız ilgi gördü” dedi.

“PROJE 4 İLÇEYİ KAPSIYOR”

Kastamonu Üniversitesi’nin sunmuş olduğu macera turizmi ve doğa sporları potansiyelin incelenmesi, rotaların geliştirilmesi ve haritalandırılması adlı projede kendisinin de yer aldığına değinen Erkan; “Bu proje için buraya geldim. Bu proje 4 ilçeyi kapsıyor; Araç, Pınarbaşı, Azdavay ve Cide’yi kapsıyor. Biz 3 gündür Pınarbaşı ve Azdavay’da kanyonlarda, doğada, florada birçok çalışmalar yaptık. Tilki, sansar, boz ayı gördük ve su olukları gördük. Bunun gibi çok güzel şeyler var. Biz nerede kamp alanı olur, kamp alanı için uygun yer neresidir, bisiklet yolu olabilir mi,  seyir teraslarına alternatif yol kullanabilir mi, kaya tırmanışı nerede yapılır, mağaralara nasıl girilir gibi konular üzerinde çalışıyoruz. Bu alanlara gidecek olanlara tavsiyem mutlaka yanına bir dağcı ip alması lazım.  En azından bir 30 metrelik yardımcı ip olması gerekiyor. Biz buralarda ön çalışmaları yaptık ve bu alanları yerlerini belirledik. Bundan sonra benden daha bilgi donanımlı hocalarım buraya gelerek teknik tırmanışlar, kayalardan iniş, kano ve rafting daha sonra dronlar ile çekimler yapacaklar. Tekrardan sonbahara doğru yine buraya geleceğim. Bu iki yıllık bir proje. Kastamonu için çok güzel olacağına ben eminim, Kastamonu’nun avantajı çok fazla. Nüfusu fazla olan illere yakın. Bir de yeşili, mavisi her renk tonu ve her şey burada mevcut. Kanyonları çok önemli. Dünyadaki ilk 10’da olan Valla Kanyonu yine Kastamonu’da. Bunlar değerlendirildiği zaman insanlara ekonomide katkı sağlayacak ve biz bunun için buradayız” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’NİN CENNET BAHÇELERİNDEN BİR YER BURASI”

İlimizi çok beğendiğinin altını çizen Erkan; “Önceden biraz Kastamonu hakkında bilgi edindim ama bir şeye dokunmadan, duymadan, havasını solmadan bu budur diyemiyorsunuz. Geldik ve burayı hissedip yaşadım. Türkiye’nin cennet bahçelerinden bir yer burası. Kastamonu’ya iki kış ve bir yaz olmak üzere 3 kere geldim. Daha da geleceğim.  Tanınmamış ve keşfedilmemiş kadim bir coğrafya. Buraların kalkınmasını az bir gören insan kesinlikle fırsatçılığa yönelmeyecek yoksa bir arpa boy alınmaz. Örneğin Kastamonu’da bir konağa gittim ve bunca zaman Türkiye’de birçok yere gittim ama ilk defa bir konakta televizyon olmadığını gördüm. Buna ekoturizm diyoruz biz. Bunun  turizm çeşidinin de ayrı bir müşterisi oluyor. Oda da televizyon da telefonda olmuyor. Orada bir zaman geçiriyorsun ve kafanı dinliyorsun.  24 saatin 2 saatini televizyona verince kaldı bize 22 saat. Eğer çok fazla dizi ve program izliyorsa 4 saat veriyoruz ve kalan süre 20 saat ama bu 4 saat bizim gün içinde çeşitli birçok işlerimizi yapabileceğimiz verimli saatlerden birisi. Haliyle bunun uyku ve çalışma süresi zarfında bize kalan süre ne kalıyor ki? O yüzden bu konağın uyguladığı sisteme bayıldım ve dikkatimi çekti. Bu tür yerlerin artması gerekiyor, Kastamonu’da birçok yayla var ama değerlendirilmemiş. Bu yerlerde bir de işletmeler açılırsa düşüncem şu dur; Pınarbaşı’nın en meşhur şeyi ne kara çorba, bu çorbayı yapabilen işletmecisi orada olması lazım. Benim sırf Pınarbaşı ilçesine gidip çorba içmem lazım, diğer bir ilçesinde de kuyu kebabı yemek için oraya gitmem lazım. Bunu da oranın bu lezzetleri bilen insanı yapması lazım çünkü en iyisini onlar yapıyor. Adana’daki kebabı örneğin orada yersin, her şeyi meşhur olduğu yerde yiyeceksin” diye konuştu.

“TABİATLA BÜTÜNLEŞMEK İSTEYENLERİN KASTAMONU’YA GELMELERİ LAZIM”

Erkan, ilimizdeki çalışmaları keyif alarak sürdürdüğünden bahsederek; “Zaten en sevdiğim şey olan doğada yaptım çalışmaları. Bu yüzden güzel geçti çalışmalar. Çatak Kanyonu ve mağaralara iple tırmanıp indim. Birkaç çeşit ot topladım. Mantar aradım ama şunu özellikle diyorum ki insanlar doğada bulduğu her mantar ve bitkiyi tüketmesinler. Mantarın hiç şakası yok. Ben dağlarda yaşamış bir insan olarak bunlar hakkında edindiğim bilgiler doğrultusunda tüketiyorum. Doğaseverler, kano severler, raftingseverler, mantarseverler ve tabiatla bütünleşmek isteyenlerin Kastamonu’ya gelmeleri lazım. Eminim benim gibi bir kez gelenler ikinci defa da geleceklerdir, o kadar garanti veriyorum” ifadelerini kullandı.

E.K.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.