6 asırlık külliyenin gölgesinde mesleğini yaşatıyor « KASTAMONU SOZCU GAZETESİ

ÖZEL HABER">
SON DAKİKA

6 asırlık külliyenin gölgesinde mesleğini yaşatıyor

Bu haber 07 Ekim 2022 - 9:08 'de eklendi ve kez görüntülendi.

İsmail Bey Külliyesi El Sanatları Merkezi’nde 8 metrekarelik dükkanda 7 yıldır “Kastamonu fanilası” üreten 60 yaşındaki Ahmet Çolakhüseyinoğlu, unutulmaya yüz tutmuş mesleğini severek sürdürüyor.

Her sabah erken saatlerde dükkanına gelip 200 yıllık örme makinesinin başına geçen Çolakhüseyinoğlu, Kastamonu fanilasını geleceğe aktarmak için çabalıyor. Geçmişte sunta fabrikasında işçilik ve pastanecilik başta olmak üzere çeşitli işlerde çalışan Ahmet Çolakhüseyinoğlu, 2015 yılında açtığı dükkanında fanila örüyor. Kastamonu’nun coğrafi işaretli ürünleri arasında yer alan Kastamonu fanilasını dileyenlere renkli de sunan Çolakhüseyinoğlu, kök boyalı iplerden fanilayı ördüğü için yıkandığı zaman da ürünlerinin rengi akmıyor. Unutulmaya yüz tutmuş bir mesleği yaşatan Çolakhüseyinoğlu, satışlarının çoğunluğunu il dışına yaparken yakın zamanda yurt dışına yaptığı ilk satışının da mutluluğunu yaşıyor.

“ANNEMİN HATIRASINI YAŞATIYORUM”

Çolakhüseyinoğlu, 6 asırlık bir külliyenin gölgesinin altında unutulmaya yüz tutmuş bir mesleği sürdürdüğünü kaydetti. Annesinin bu işi evde sürdürüp para kazandığını dile getiren Çolakhüseyinoğlu; “Annem uzunca bir süre bu işi yaptı. Ben de emekli olduktan sonra merak ettim, annemden öğrendim. Annemin beni bu işi öğrettiği makinenin 200 yıllık olduğunu tahmin ediyoruz, hatta birçok kişi benden almak istedi bu makineyi ama annemin hatırası diye kimseye satmadım. Şimdi hem onun hatırasını yaşatıyorum hem de unutulmaya yüz tutmuş bir mesleği” diye konuştu.

“KASTAMONU FANİLASINI YURT DIŞINA DA SATABİLMEK BENİ MUTLU ETTİ”

Kastamonu fanilasını kullananların çok memnun kaldığını belirten Çolakhüseyinoğlu; “İlk başta ürünü bilmedikleri için biraz çekiniyorlar ama bir kez alan tekrar almak için geliyor. Genellikle ürünlerimizi de il dışına gönderiyoruz. Yurt dışına da bu sene nasip oldu gönderdim. Karabağ’a bir müşterimin vasıtasıyla epeyce bir yolladım. Kastamonu fanilasını yurt dışına da satabilmek beni mutlu etti. Bu vesileyle ilimizin tanıtımına katkı sunabilmişsek ne mutlu bize. Aydın, İzmir, Alanya’dan gelen gruplarımız var. Onların buraya gelmesiyle ürünlerimizi onlar vasıtasıyla birçok noktaya ulaştırıyoruz” dedi.

“EV HANIMLARIMIZA BİR İŞ İMKANI DOĞMUŞ OLUYOR”

Ördüğü fanilaların üst kısımlarındaki dantelleri de ev hanımlarına ördürdüğünü aktaran Çolakhüseyinoğlu; “Ev hanımlarımıza da bu vesileyle bir iş imkanı doğmuş oluyor. Onlara ip bobinleri veriyorum hem fanilaya dantel yapıyorlar hem de fanila yakalarını yapıyorlar. Çok getirisi olan bir iş yapmıyorum ama hem hanımlara iş imkanı doğurma açısından hem de mesleği yaşatmak adına bu mesleği sürdürüyorum” diye konuştu.

“KÜLLİYEMİZE GELENLER TARİHE DOYACAKTIR”

İsmail Bey Külliyesi’ni Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmak için çalışmalarda bulunduğunun bilgisini veren Çolakhüseyinoğlu; “Bireysel olarak Türkiye’nin birçok iline gittim. Bu gittiğim yerlere külliyeyi tanıtan çeşitli broşürleri yanımda götürerek gittim. Hiçbir destek almadan bir emekli maaşım ile bu harcamaları yapıyorum, hatta kısmet olursa önümüzdeki zamanlarda 2-3 il daha gezeceğim. Bu çalışmalarım sonucunda külliyeye getirebildiğim acenteler oldu. Buraya insanlar geldikçe çok memnun oluyorum, benden bir şey almasalar bile buradaki diğer esnafların nasiplenmesi bile yetiyor bana. İsmail Bey Candaroğlu’nun son hükümdarı Fatih Sultan Mehmet Han’ın dayısı, büyük hizmetler yapmış ve bu tarihi eseri bizlere bırakmış. Ben istiyorum ki bu tarihi eseri herkes duysun. Külliyemizin girişinde Deve Hanı’mız var. Bu han Türkiye’nin en son kalan Deve Hanı’dır. İçeride bulunan türbemizin kapısında da İsmail Bey’in sureti vardır. Bu külliye ayrıca temelsizdir, iki kaya üzerine yapılmıştır. Külliyemize gelenler tarihe doyacaktır” dedi.

“İŞİMİ SÜRDÜRÜRKEN ZAMANIN NASIL GEÇTİĞİNİ ANLAMIYORUM”

Sabahın erken saatlerinde dükkanını açtığını ifade eden Çolakhüseyinoğlu; “Akşam ezanına kadar bazen de biraz daha geç dükkanımı kapatıyorum. Elektrikli makineyle bunu örenler de var ama ben direkt el ve bilek gücüyle bunu yapıyorum, yani makinemde ekstra bir motor yok. Yüzde yüz el emeği göz nuru ortaya çıkardığım ürünler. Haliyle 45 dakikada, bazen de 1 saati alıyor bir ürünü ortaya çıkarmak. İşimi sürdürürken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum.  200 yıllık tarih kokan annemin yadigarı bir makineyle bu mekanda unutulmaya yüz tutmuş bir mesleği sürdürmek çok onur verici” diye konuştu.

“REHABİLİTASYON DOKTORLARI BU ÜRÜNÜ TAVSİYE EDİYOR”

Ürünlerini yüzde yüz pamuk ipinden dokuduğunu belirten Çolakhüseyinoğlu; “Ürünlerimiz kesinlikle naylon karışımı olmayan doğal ürünlerdir. Bir özelliği de klima görevi görmesidir. Rehabilitasyon doktorları da bu ürünü tavsiye ediyor. Kışın sıcak tutarken yazın da serin tutuyor. Astım ve bronşite de faydası var. Daha fazla bilinen bir ürün olsa satışı Avrupa’da bile olur çünkü kıymetli bir ürün. Coğrafi işaretli bir ürün olduğundan da anlaşıldığı gibi biz işin özünü yapıyoruz. Mesleği sevdiğim için de elimden geldiği sürece yaşatmak istiyorum. Zaten biz bıraktığımızda da bu meslek ölmeye yüz tutacaktır çünkü çırak bulamıyoruz. Akrabalarımızdan da buna merakı olan yok, zaten eğitecek bir çocuk da bulamıyorsunuz. Kastamonu’da benimle birlikte 3-4 kişi bu mesleği yapıyor, bizler de bu işin son temsilcisiyiz. Bu işten fazla bir kazancım da yok. Bu meslek bitmesin diye devam ediyorum. Kira ve masraflarımı dahi bazen çıkartıyorum bazen çıkartamıyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

E.K

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.