ZAMAN; ÇOCUĞUNA YATIRIM YAPMA VAKTİ « KASTAMONU SOZCU GAZETESİ

KÖŞE YAZISI">
SON DAKİKA

ZAMAN; ÇOCUĞUNA YATIRIM YAPMA VAKTİ

Bu haber 24 Haziran 2022 - 6:00 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Hayat nedir azizim? Hayat; doğduğun andan son nefesine kadar öğrenmenin devam ettiği ve karşına neyin, ne zaman, nasıl, nerede çıkacağı belli olmayan bir süreçtir. Başka bir ifade ile “beşikten mezara kadar” yeni bir şeylerle karşılaştığımız ve her yeni günle yeni bilgilerin hayatımıza -istesek de istemesek de- girmeye devam ettiği bir yolculuktur. Her an yolda olma halidir. Her an farklı farklı durumlar ve kişilerle karşılaşılan ve ona göre davranış sergilemek zorunda olunan bir serüvendir. Ve insan; bu serüvenin içerisine hazırlıksız girdiği takdirde hayatın içinde yaşaması zorlaşmakta ve ya yükün altında ezildiğini sanmakta ya da yalnızlaşmaya kendini mahkum etmektedir. Bu sebeple hayat; öğrenme maratonu içerisinde sorumluluk sahibi olabildiğin ölçüde anlam kazanmaktadır. Zira sorumluluk insanın yüklendiği bir yüktür. “Doğrusu Biz, sorumluluğu (emaneti) göklere, yere, dağlara sunmuşuzdur da onlar bunu yüklenmekten çekinmişler ve ondan korkup titremişlerdir; onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim ve çok cahildir.” İnsanın yüklendiği bu yükü taşıyabilmesi için öğrenmesi gerekir. O halde sorumluluk nasıl öğretilir?

Bu soruyu siyer-i nebiden bir örnek vererek cevaplandırmak istiyorum. Hz. Muhammed (sav)’in hayatına bir bakalım ister misiniz? Yetim ve öksüz olarak hayata adım atmak, 5-6 yaşlarından itibaren sorumluluklar alarak hayatı öğrendiğini bilmeyenimiz yoktur sanırım. Amcasının yanında yaşamaya başladığı andan itibaren çobanlıkla başlayan yükümlülüklerinin 20’li yaşların başına geldiğinde kervan ticaretiyle devam ettiğini de biliriz. Yani sorumluluk verilen ve bu sorumluluklarıyla hayatı öğrenen bir genç. Neden bu kadar sorumluluk verildi diye düşünüldüğünde sonrasında peygamberlik gibi bir görev için hazırlık yapıldığını görüyoruz. Hayata hazırlık, göreve hazırlık, mücadeleye hazırlık ve neticede güçlü ve hayattan yılmayan bir peygamber…

İşte örnek, işte rehber ve işte gerçek. Hayat; kıymetli yavrularımızın karşısına neler çıkaracak bilemeyiz ama bir şeyi biliyoruz ki her daim onların yanında, yakınında ve koruyucusu olmayacağımız. Bu sebeple şu tatil günlerinde çocuklarımızı hayatın içerisinde tecrübe okuluna kayıt ettirmek zorundayız eğer çocuğumuzu seversek, eğer çocuğumuzun hayatına önemli katkılar sağlamak istiyorsak, eğer çocuğumuzun ayaklarının yere sağlam basmasını istiyorsak bunu yapmalıyız.

Peki ne(ler) yapmalıyız?

Mesela; çocuğumuzu toprakla tanıştırabiliriz, toprağın verdiği huzuru hiçbir şeyin vermeyeceğini ilerleyen yaşlarda anlayacağı için şimdiden onları toprakla buluşturmalıyız. İnsanın toprakla olan uyumunun insan hayatı için ne kadar değerli olduğunu anlaması için onlara toprak sevgisini aşılamalıyız. Toprağın insana verdiğini hiçbir şeyi veremeyeceği düşüncesine geldiği yıllarda hala toprakla tanışmadıysa yalnızlaşacağını düşünerek yavrularımızı toprakla buluşturabiliriz. Böyle yaparsanız ileriki hayatında sizi hayırla yad etmesini sağlamış olursunuz.

Mesela; çocuğumuza hayat boyu kendisine lazım olacağı motor hareketleri içeren çalışmalara imza attırabiliriz. Küçük yaşlardan itibaren imkan ölçüsünde yüzme, bisiklete binme, voleybol oynama vb. sporlarla tanıştırarak onun fiziksel ve ruhsal gelişimine katkı sağlamış oluruz. Hiç şüphesiz bazı hareketlerin küçük yaşlarda öğrenilmesi gerektiğini kabul etmeyen yoktur sanırım. Ağacın yaş iken eğilmesi gerektiğini ifade eden atalarımız gibi yavrularımızı da yaş iken eğmeye-eğitmeye çalışalım. Onların kabiliyetlerini keşfedebilme ve o yönde onlara rehber olma görevimiz olduğunu unutmayalım. Bu sebeple onların yaz tatillerinde kendilerine yatırım sağlayacak bilgiler ve görgüler öğrenmesini ve uygulamasını sağlayabiliriz. Uygulama olmadan öğrenme pekişmeyeceğini unutmamak gerekir.

Mesela; kendimizin yaptığı işleri cinsiyetleri doğrultusunda onlara da öğretebiliriz. Kendilerine lüzumlu olan ve kabiliyetleri olan işleri keşfetmek ve onu geliştirmekle yükümlüyüz. Gençlerimize ise hayatın ne olduğunu öğrenmeleri için bir zanaat öğrenmeleri yolunda katkı sağlayabiliriz. Bir esnaf ve zanaatkardan ricada bulunarak nerede nasıl davranılır, nerede ne yapılır, nerede ne söylenir, hangi iş nasıl halledilir, hayat nasıl kazanılır gibi üçüncü kişilerden öğrenmeleri gereken bilgileri görmek ve yapmak suretiyle öğrenmelerini sağlayabiliriz. İnsanoğlunun ebeveynlerini dışında bir kimseden hayatı öğrenmesi elzemdir. Bu suretle hayatta herkesin kendisinin çalışmasının lüzumunu da birebir öğrenmiş ve emek vermenin ne olduğunu, yorulmanın ne olduğunu, kısaca hayatın ne olduğunu öğrenmiş olurlar.

Mesela; çocuklarınızın arkadaş edinmesini sağlayabilirsiniz. Çocuklarınızın arkadaşlar edinmesine olanak sağlayacak ortamlara girmesine fırsat verin. Sözüm ona “korumak” adı altında çocuklarınızı arkadaşsız bırakmaya hakkınızın olmadığını bilmek zorundasınız. Bir arkadaşın, bir dostun hem çocuklukta hem de ileriki yaşlarda ne kadar elzem olduğunu biliyorsanız eğer onları şu hayatta yalnız bırakmaya hakkınızın olmadığını da düşünmek zorundasınız. Duygularını, düşüncelerini paylaşacakları ve yalnız kalmayacakları dostluklar kurmalarına izin verin. Anne-baba; çocuğun arkadaşı değildir, olamaz ve bu anlamda çocuklar büyüyüp de hayata atıldıklarında “gel bir çay içelim” diyeceği dostluklar kurmasını sağlamak yine ebeveynlere düşen bir görevdir.

Mesela; dini hayatına katkı sağlamakla da mükellefiz. Çocuklar, kendileri için neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilebilecek olgunluğa ermedikleri için onlara bıraktığımız kararlar onların yanlış işlerle meşgul olmasına katkı sağlamış olur. Dolayısıyla Yaz Kuran Kurslarının başlamak üzere olduğu şu günlerde çocuklarımızı camilere götürmek suretiyle kendilerine lazım olacak dini bilgileri de öğretmekle yükümlüyüz. Namaz surelerini öğretmek, elif-ba cüzünü öğrenip Kur’an-ı Kerim’le tanışmasını sağlamak, camide nasıl davranılır gibi konuları da hayatlarında kendilerine gerekli olacak olan dini bilgileri öğrenmelerini sağlamak da yine bizim görevlerimiz arasında yer almaktadır.

Bu ve benzeri pek çok şey; çocuğunuzun hayatına yaptığınız en büyük yatırımdır. Zira mal ve evlatlar dünya hayatının süsü olduğuna göre o evladı da yetiştirmek de ana-babanın en önemli görevleri arasındadır. Yani çocuğunuzun sorumlulukları alması için onları öğrenmesi gerekir ve bunu yapacak olanlar da yine sizlersiniz. Aksi durumda ne olur?

Yaz tatilini uyuşukluk içerisinde uykulu bir şekilde geçirirler, telefon ve tablet bağımlısı sosyal medyada ama sosyalleşmeden bihaber bireyler olarak bir yaz tatili geçirmiş olurlar. Sonunda ilerleyen yıllarda hayata yabancı oldukları için hayat serüveni onlara çok ağır gelir ve hem kendilerini hem de çevresindekileri mutsuz edebilmeyi başarırlar. Bizim onlar adına yaptığımız ve asla onlara sorumluluk vermediğimiz her şey, ileride onların hayatını zorlaştırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Çocuğunu seven her ebeveyn, çocuğunun fıtratına uygun şeyleri öğretmek ve yaptırmak zorunda olduğunu unutmaması gerekir. Yani çocuğun başta olmak üzere aileni ihmal etme hakkın yoktur. Hz. Peygamber’in şu hadisini hatırlatmakta fayda görüyorum: “Bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi, kişiye günah olarak yeter.”

Aziz okuyucu! Bir yaz tatiline daha girdiğimize göre bu tatilde evladın için ne yapmayı planladın?

Başvaiz Dr. Halime Korkmazhalimekorkmaz@kastamonusozcugazetesi.net
BİYOGRAFİ

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.