FİZYODİYALOG // EGZERSİZ YAPMAZSAM NE OLUR? « KASTAMONU SOZCU GAZETESİ

KÖŞE YAZISI">
SON DAKİKA

FİZYODİYALOG // EGZERSİZ YAPMAZSAM NE OLUR?

Bu haber 20 Aralık 2022 - 10:00 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Nerede hareket orada bereket demiş atalarımız. Peki hareket etmezsek ne olur, biraz bunu konuşalım.

Vücudumuz organlar ve kas iskelet sisteminden oluşur. En üstte ise derimiz tüm bu yapıları örter ve korur. Kas iskelet sistemi kemikler, kasları kemiğe bağlayan tendonlar, kaslar ve fasyayı içerir.

Kaslar kemiklerdeki belirli noktalara tutunur ve eklemleri kat ederek onların hareketini sağlar. Vücudumuzda üç çeşit kas bulunmaktadır; çizgili kas, düz kas ve kalp kası. Düz organlarımızın yapısında bulunur. Yani bunları istediğimiz zaman kasıp gevşetemeyiz.  Burada dikkatinizi organların da hareketleri olduğuna vermenizi istiyorum. İkinci grupta çizgili kaslar var.  Bu kaslar iskelet kaslarıdır ve bilinçli olarak çalıştırabiliriz. Üçüncüsü ise kalp kasıdır. Kalp, hem düz hem de çizgili kas yapısını içeren özel bir organdır. Kalbin çalışmasını istediğimiz zaman durduramayız; fakat çizgili kas yapısından dolayı egzersiz yaptıkça güçlenmesini sağlayabiliriz. Kalbin güçlenmesini sağlayan egzersiz türlerine kardiyovasküler egzersizler denir. Bunlar vücutta büyük kas gruplarının çalışmasını sağlayan egzersizlerdir. Yürüme, koşu, yüzme gibi örnekler verilebilir.

Organlarımızın düz kas içerdiğinden ve belirli hareketleri olduğundan bahsetmiştik. Aynı zamanda iskelet kaslarımızı çalıştırdığımızda da organlarımızın mobilitesine katkıda bulunmuş oluruz. Örneğin böbrek taşı problemi yaşayan hastalara zıplaması ve hareketli olması önerilir. Sürekli oturan ve fiziksel olarak aktif olmayan kişilerde kabızlık daha çok görülmektedir.

Egzersiz yapmadığımızda ve fiziksel olarak aktif bir hayatımız olmadığında vücudumuzda bazı değişiklikler meydana gelir. Bunlar arasında en önemlisi kalp damar sisteminde meydana gelenlerdir. Kalbin çalıştıkça güçlendiğinden bahsetmiştik. Herhangi bir efor sarf etmediğimizde kalp zorlanmadığı için zamanla nabız sayısında artış olur.  Tansiyon yükselmeye başlar. Akciğer kapasitesi azalır. Damarlarımızda da kaslar bulunmaktadır ve toplardamarlardaki kan kalbe bu kaslar ile iskelet kasları sayesinde ulaşır. Yeterli fiziksel aktivitesi olmayan, buna ek olarak kötü beslenen kişilerde vücutta ödem daha fazla olmaktadır.

Kasların eklemleri kat ettiğini ve vücudumuzun bu sayede hareket ettiğini tekrar hatırlayalım. Eklemlerin hareketleri kaslarla sağlanır. Uzun süre oturduğumuzda bazı kaslarımız güçsüzleşir, bazıları ise esnekliğini yitirir. Eklemler uzun süre aynı pozisyonda kaldığından dolayı zamanla aşınmalar oluşabilir. Bu da duruş bozuklukları, kireçlenme ve ağrıya sebep olabilir.

Egzersiz sırasında birçok hormon salgılanır. Bunlardan bir tanesi de mutluluk hormonu dediğimiz serotonindir. Düzenli egzersiz yapan kişilerde depresyon, kaygı bozuklukları gibi psikiyatrik rahatsızlıklar daha az görülür. Aynı zamanda bu tarz sağlık problemi yaşayan kişiler düzenli egzersize başladığında da ilaç kullanımının azaldığı, hafif depresyonda ilaç kullanımı ile düzenli egzersiz yapma arasında fark bulunmadığı ispatlanmıştır.

Peki egzersiz yapmak istiyorsak nerelere başvurmalıyız? Eğer herhangi bir fiziksel rahatsızlığınız yoksa (bel-boyun fıtığı, kireçlenmeler, omuzda yırtık gibi) herhangi bir spor salonuna kaydolabilirsiniz. Burada sizlere tavsiyem antrenör eşliğinde ilerlemeniz ve çalışacağınız kişinin eğitimini sorgulamanızdır. Antrenörlük mezunu bir eğitmen sizi en iyi şekilde değerlendirerek uygun programı sunacaktır. Eğer herhangi bir sağlık probleminiz varsa egzersiz yapmadan önce mutlaka bir fizyoterapiste başvurmalısınız. Fizyoterapistler kas iskelet sistemi yaralanmaları konusunda yetkin lisans mezunlarıdır. Bu sayede size sorun oluşturabilecek hareketleri öğrenmiş ve kendinizi korumuş olursunuz.

Hareketli kalın, sağlıklı kalın.

Feyzanur Şenelfeyzanur@kastamonusozcugazetesi.net

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.