ALLAH’IN MİSAFİRLERİ YOLLARA REVAN OLDULAR « KASTAMONU SOZCU GAZETESİ

KÖŞE YAZISI">
SON DAKİKA

ALLAH’IN MİSAFİRLERİ YOLLARA REVAN OLDULAR

Bu haber 20 Haziran 2022 - 8:30 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Bir pandemi sürecinden sonra tekrar kutsal topraklara yolculuklar başladı, şükürler olsun… Ülkemiz gibi pek çok ülke vatandaşı virüs günlerinde bu ibadetten mahrum kaldı. .Hasret bitti diyerek bu yılki hacı adaylarını aşkla Beytullah’a yüz sürmek için yollara revan oldular, oluyorlar. Bu yıl hac farizasını yerine getirecek olanlar, gitmek isteyip de henüz nasip olmamış onca Müslümanın da vekili olduklarını bilerek yola çıkmaları gerekir.

İlk kafilenin hareketiyle birlikte yola çıkanların bir kısmı çoktan gördü Kabe’yi, İbrahim’in makamını, Safa’yı, Merve’yi kimi de yola revan olmak üzere son hazırlıkları heyecanla bitirmeye ve valizinin kapağını hazırlanmaya çalışıyor. Hal böyle iken hac günleri yaklaşırken hacı olmanın heyecanı gidebilecek miyim duygusuyla birleşince belki de rüyada gibi hissetmeler de başladı. Nasipse yolcuyuz cümleleri dökülürken ağızdan içimizden de nasip olur inşallah dualarını geçirirken geldi çattı hac günleri…

Hac; İslam’ın beş temel esasından biri olan bir ibadettir. Hac; kurbanla birleşince hacca gidenler hacı olmanın mutluluğunu yaşarken gidemeyenler de kurban kesmenin mutluluğunu yaşamaktalar. Bu anlamda hac; mutluluk vesilesidir. Hac; Rahman’ın kullarının Rahman’ın evine misafirlikle başlayan bir imtihandır. Hac; bir ibadettir diğer bütün ibadetler gibi. Sadece meşakkatli, zorlu bir süreç ve her şeyden önemlisi insanın nefsiyle ve şeytanıyla mücadele ettiği bir ibadettir. Şeytanın ekstra mesai yaptığı ve insanı çileden çıkarmak için çaba sarf ettiği fakat hacı adaylarının da bunun bilincinde olarak yaşaması gerektiği bir ibadettir.

Kişi, hac için yolculuğa başlamadan önce Rabbi’nin evine çağrıldığının ve Rabbi tarafından davet edildiğinin farkına varması gerekir. Hac; Beyt’in sahibine teşekkür edebilmenin bizatihi kendisidir. Hac; nasiplenmedir. Hac; Adem’in affını dilemesi gibi kulun affedilmeyi isteyebilmesi yani kibirden, gururdan, bencillikten kurtulup kendini bulabilmesi ve bilebilmesidir. Hac; eşitliğin göstergesidir. Zenginin fakire, siyahın beyazla aynı olduğunun göstergesidir. Başka bir ifade ile hac; ahirette herkesin aynı olduğunu dünyada görebilmedir. Hac; bu anlamda istektir, arzudur yani görebilme ve isteyebilme, ham iken pişmenin peşinde koşabilme çabasıdır.

Hac; hem temizlenme ve hem de temiz olma yeridir. İbrahim ve İsmail’in hatırasını hatırlayıp saygı duymaktır. Peygamber’in ayak bastığı topraklarda yürüyebilmeye layık olabilmek için çabalamaktır. Hac; bütün peygamberleri hatırlamaktır. Hac; kendini bulmak ve bilmek yani özüne dönebilmektir. Bu anlamda hac; başkalarından sıyrılıp huzura varabilmek için çaba göstermektir. Hac; duadır. Dünyalık ve ukbalık olan her şeyi dilimizle ve gönlümüzle niyazda bulunabilmek yani Rabbine yalvarabilmek, bana kıymet ver rabbim diyebilmektir.

Peki hac ne değildir? Azizim! Hac; turistik bir gezi değildir. “Bu yıl gezeyim gelecek yıl ibadet ederim” diyerek vaktini boş işlerle geçirme yeri değildir. Hac; gidilen görülen yerleri değerlendirip beğeni sunma veya beğenmeme yeri ve zamanı da değildir. Mekke’nin taşına toprağına laf söyleyip fikir beyanında bulunma yeri de değildir. “Bu topraklar bizde olsa buraları çiçek gibi yaparız” diye toprak sahiplenme yeri de değildir. “Bu yemekler de hiç güzel değil; bunlar neden yatıp yatıp da namaz kılıyor, ayaklarını Kabe’ye doğru uzatıyorlar saygı yok bunlarda” diyerek senin gibi hacca nasibi olanları eleştirme yeri de değildir. Hac; tavaf eden hacıların boyuna posuna, giyimine oturuşuna laf söyleme yeri de değildir. Hac; yokluktan varlığa düşmüşçesine alışveriş çılgınlığına bürünme yeri de değildir. Azizim! Sen de diğer insanlar gibi misafirsin ve misafirliğini layıkıyla yerine getirmen gerekir. Senin diğer hacı adaylarından hiçbir farkın yok, üstünlüğün yok, seni çağıran Allah onları da çağırdı. O topraklar, İbrahim (as)’ın duasının kabulü iken sen neden o duanın üstüne hala laf söyleme eğilimindesin?

Haccın mevsimi yani zamanı bellidir. Zilhicce günleri hac günleridir. Bu aylarda yapılır hac ibadeti. O zaman denk gelmek, arefe günü Arafat’ta vakfe yapmak, bayram günleri kurbanı kesmek, şeytanları taşlamak. Yani hac; zamanı belli, bir ibadetler bütünüdür. Ve bu esnada Allah (cc) “kavga ve gürültüden uzak durmayı” emreder. Yani hac; sulh ayıdır. Kavga, gürültü, münakaşa ayı değildir. Ve hacca gidenlerin azıklanması gerekir. Azıksız hacca gidilmemesi emredilir. En önemli azığında takva azığı olduğunu düşünerek yola çıkmak gerekir.

O zaman aziz hacı adayı! Nereye gittiğinin bilinciyle yola çık, eleştirmeyi, beğenmemeyi ve müteahhit olacakmış gibi gittiğin beldeleri imar etmeyi düşünme. Sen misafirsin ve sana yakışan da misafirliğin hakkını vermektir. İbadetlerinin sayısını tutmadan, gönül kırmadan bağırıp çağırmadan ve daha da önemlisi takva elbisesini giyerek hakkını verebilmek için çabala.

Hac; sana buradan emanet edilen emanetleri yerine ulaştırmanı, gönderilen selamları iletmeni, tavafını yapıp, umreni yapmanı, dua ve zikirlerle sayılı günleri geçirmeni ve Arafat’a çıkıp vakfeye durmayı, Mina’ya inip şeytanı taşlamanı ve bütün bunları yaptıktan sonra ziyaret tavafını yapıp hacı olmayı düşünerek sevdiklerin için dua etmeyi gerektirir. Hac; kulun ölmesiyle başlayan ahiret yurdunu prova ettirmiyorsa sana ve sendeki bencil ve kıskançlık dolu duyguları almıyorsa senden kendine dönüp düşünmeni gerektirir.

Kutlu yolculuğun kutlu yolcularına selam olsun… Haccınız mebrur, sa’yınız meşkur, zenbiniz mağfur, duaların makbul olsun. Haccınız mübarek olsun…

Başvaiz Dr. Halime Korkmazhalimekorkmaz@kastamonusozcugazetesi.net
BİYOGRAFİ

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.