VALİ AVNİ ÇAKIR; “15 Temmuz şanlı bir gündür” « KASTAMONU SOZCU GAZETESİ

GÜNDEM">
SON DAKİKA

VALİ AVNİ ÇAKIR; “15 Temmuz şanlı bir gündür”

Bu haber 18 Temmuz 2022 - 9:13 'de eklendi ve kez görüntülendi.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Programı Günü etkinlikleri Cumhuriyet Meydanı’nda yüzlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan anma programı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü mesajının yayınlanmasının ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti ve protokol konuşmalarıyla devam etti.

Programa Vali Avni Çakır, AK Parti Milletvekili Metin Çelik, Belediye Başkanı Rahmi Galip Vidinlioğlu, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, siyasi parti temsilcileri, çeşitli kurum müdürleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

“BİRLİK VE BERABERLİK GÖRÜNTÜSÜ HEPİMİZİN YÜREĞİNE SU SERPİYOR”

Belediye Başkanı Rahmi Galip Vidinlioğlu yaptığı konuşmada, Türk milletinin hain terör örgütüne fırsat vermediğinin altını çizerek; “Bu millet ağababalarınızı Çanakkale’de alt etti, Milli Mücadele’de destan yazdı. Şerife Bacı’nın torunları, Halime Çavuş’un torunları, İnebolulu kahramanların torunları size fırsat mı verir sandınız? Bugün sosyal medya aracılığıyla bir video yayımladım, orada da dile getirdim. Fakat aklımın almadığı şeyler var, sayın Müftüm ara ara dile getirir, ‘Akıl aynı zamanda aklını kullanmayanlara ayak bağıdır.’ FETÖ, bu milletin cevher çocukları, yiğit gençleri olmak üzere üç neslini mahvetti. İki elimiz her daim yakalarındadır. 251 şehidi ve binlerce gazimizi unutmadık, unutmayacağız. Her şerden bir hayır çıkar. İnanıyoruz ve teslim olmuşuz, kaderin sütünde bir kader var. O kader kökünü ta Osmanlı’dan almış iki siyasi akımı devlet millet yolunda bir araya getirdi. Bundan sonramız, bundan öncemizden çok daha güvenilir, bundan sonramız da Cumhuriyetimizi ve gençlerimizi geleceğe taşımak adına 2023’te, 2053’te Allah’ın izniyle bizim. İmanım gibi biliyorum, bu milletin sağduyusu, feraseti gençlerimizin önünü açacaktır. Gençler bizlerin de yol göstericisi olacaktır. Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına ramak kala geleceğimiz ve umutların yeşermesi adına bu birlik ve beraberlik görüntüsü hepimizin yüreğine su serpiyor. Bu ve bunun gibi hain darbe teşebbüsü görenler bilsinler ki bu millettin feraseti her şeyin önündedir. Arkamızda binlerce yıllık Türk tarihinin sorumluluğu vardır ve bu yük omuzlarımızdadır ve Allah’ın izniyle bu can bu tende olduğu sürece hiçbirisine fırsat vermeyeceğiz. Bu milletin o kadar düşmanı var ki çünkü coğrafya kaderdir, biz de bu coğrafyanın gereklilikleri neyse onu yaşıyoruz” diye konuştu.

“BİZE DÜŞEN GELECEĞE YOĞUNLAŞMAKTIR”

AK Parti Milletvekili Metin Çelik ise günün anlam ve önemine değinerek; “6 yıl önce milli iradeyi ortadan kaldırmak için Türkiye’nin seçilmiş Cumhurbaşkanı’na suikast düzenleyen, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bombalar yağdıran, Türk milletinin silahlarını Türk milletine doğrultan hain terör örgütünün, gerçekleştirmeye çalıştığı, ancak milletimizin büyük bir özveri, irade ve direnişle kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri ve kahraman emniyet mensuplarıyla el ele, gönül gönüle bu hain kalkışmayı engellendiği tarihi günün 6’ncı yılını yaşıyoruz. Öncelikle 251 şehidimize Allah’tan rahmet diliyorum, 2 bin 200’ün üzerinde gazimiz var. Onlara şükranlarımı arz ediyorum. Bu kalkışmayı kim yaptı? Bu kalkışmayı yıllar içerisinde vatan, millet hatta aile gibi kavramları tamamen yok etmiş, adeta robotlaşmış hain terör örgütü eliyle bu darbe girişimi gerçekleştirilmeye çalışıldı. Bugün bunlar sadece kendi iradeleriyle mi hareket ettiler? Hayır. Bunları 40- 50 yıldır yöneten Türkiye’nin kılcal damarlarına yerleştiren onların irade sahipleri gerçekleştirmeye çalıştı ama elbette yanıldılar. Onlar sanıyorlardı ki daha önceki darbe girişimlerinde olduğu gibi ‘Rahatça bu devleti ele geçiririz, hükümeti deviririz. Millet de ses çıkarmaz’ zannediyorlardı. Yanıldıklarını sadece 24 saat geçmeden anlamış oldular. Bize düşen aslında geride bıraktığımız 6 yılında tecrübesiyle geleceğe yoğunlaşmak ve bakmaktır” dedi.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ ÇOK İYİ BİR YOLA GİRMİŞTİR”

Darbe teşebbüsüyle ilgili gerekli tecrübeleri ve dersleri aldıklarını işaret eden Çelik; “Bugün kim ne söylüyor? 15 Temmuz ile ilgili bugüne kadar kim ne söyledi? Bugün iktidara sahip olmak için değişik birliktelikler içerisine girenler neler söyledi? O hain kalkışmaya, bugün iktidara sahip olmak isteyen ‘tiyatro’ diyebildi mesela veya ‘kontrollü darbedir’ dedi. Türkiye’nin düşmanı bir tane değil ki, bir tane terör örgütüyle uğraşmıyoruz ki… 40 yıldır bu milletin bütün kaynaklarını heba eden edilmesine neden olan PKK terör örgütünün uzantısına YPG’ye PYD’ye, ‘bunlar terör örgütü değildir’ diyen kişi, 15 Temmuz’a da tiyatro diyen kişidir. Bu hafızalarımızı tazelememiz ve geleceğe bu açıdan bakabilmemiz gerektiğini düşünüyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle yaşadığımız güncel sorunlar da vardır. Dünyanın içinden geçtiği zorlu süreçler; pandemi, savaş ve onların getirdiği ekonomik sıkıntılar… Biraz önce ifade ettiğim hususları söyleyenler işte bu güncel sıkıntılardan istifade etmeye çalışıyorlar, bunun farkındayız. Onları da onların elinden mutlaka alacağız. Türkiye Cumhuriyeti hamdolsun çok iyi bir yola girmiştir. Hem demokrasi hem özgürlükler hem ekonomik kalkınma anlamında son 20 yıla baktığımızda, önceki dönemlerle karşılaştırılamayacak büyük atılımlar içerisine girmiştir. İşte bizim hedeflediğimiz büyük ve güçlü Türkiye ideali o yolda ilerlememizi gerektiriyor. Bütün bu tecrübeleri hissedip özümseyip geleceğe emin adımlarla, milletimizin birliğini, dirliğini, beraberliğini daha da artırarak hep birlikte yolumuza devam etmemiz icap ediyor” ifadelerini kullandı.

“15 TEMMUZ, TÜRK TARİHİNDEKİ MÜSTESNA GÜNLERDENDİR”

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinliklerine hoş geldiniz diyerek sözlerini sürdüren Vali Avni Çakır; “Bizler bugün aziz milletimiz ve kahraman güvenlik güçlerimizin hain darbe girişimi karşısında gösterdiği onurlu duruşun ve demokrasi zaferinin altıncı yıl dönümü sebebiyle coşkuyla bir aradayız. 15 Temmuz, tarihi şan ve şerefle dolu Türk milleti için, milletin azmi, cesareti ve kendi iradesinin başka hiçbir gücü tanımadığının bir kez daha dünyaya gösterildiği, Türk tarihindeki müstesna günlerdendir. 15 Temmuz, karanlık ellerin ülkemiz üzerindeki kirli emellerinin bir kez daha boşa çıkarıldığı şanlı bir gündür. Bu millet gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine her bir ferdiyle vatan, bayrak, bağımsızlık ve Türkiye aşkıyla, devletine sahip çıkmış birliktelik gösterip yekvücut olarak hain girişimin karşısında durmuşlardır. Şüphesiz ki Türkiye aşkı, bu büyük demokrasi zaferinin en güzel anlatıldığı sözlerden biridir. Ülkemiz bu zamana kadar verdiği tüm mücadelelerinde vatan aşkı, millet aşkı, Türkiye aşkı sayesinde başarılı olmuştur. 15 Temmuz destanı da milletimizin güçlü iradesi ve kararlılığının yanı sıra içindeki vatan ve millet aşkıyla, Türkiye aşkıyla yazılmıştır. 15 Temmuz gecesi Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısı ile sokağa çıkan bu necip millet, aynı zamanda demokrasi uğruna, vatan uğruna, millet uğruna, özgürlük uğruna, milli irade uğruna, ay yıldızlı şanlı bayrak uğruna, milli ve manevi değerler uğruna işgal girişimcilerine karşı gözünü kırpmadan imanlı göğsünü siper etmiş, ülkemizin bağımsızlığına, istiklaline ve bütünlüğüne kast edenlere en güzel dersi vermiştir. Bu karanlık gecede, devletimizin tüm kurumları, darbe girişiminde bulunan hainlere karşı gerekli cevabı vermiş; ülkemizin bekasına, huzuruna, kardeşliğine, birlik ve beraberliğine kastedenler kahraman milletimizin dua ve cansiperane destekleriyle büyük bir bozguna uğratılmıştır. Bütün dünya bilmelidir ki, bu kahraman milletin kalbi, Malazgirt’te, İstanbul’un fethinde, Çanakkale’de, Sakarya’da, 15 Temmuz’da nasıl bir attıysa, yarın da öyle bir atacak ve çelikten iradesi her türlü prangayı parçalayıp geçecektir. Bir kez daha gururla diyorum ki ülkemizi bölme ve milletimizi parçalama heveslileri her zaman yenilmeye ve tarihin tozlu sayfalarında yok olmaya mahkumdur” dedi.

“DARBELER 10 YILDA BİR TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN BELASI OLDU”

15 Temmuz konulu bilgilendirme konuşması yapan Yazar Erdal Arslan; “Çok partili sisteme geçiş yaptıktan 4 yıl sonra iktidara gelen Demokrat Parti’ye 1960 yılının 27 Mayıs’ında yapılan darbe ile başlayan darbeler süreci ne yazık ki her 10 yılda bir Türkiye Cumhuriyeti’nin başının belası oldu. 1960 yılının ardından 11 yıl geçmişti, bu sefer silaha bile gerek kalmadı. Bir radyo duyurusu ve Cumhurbaşkanı’na gönderilen mektup yeterli oldu. Adına 12 Mart Muhtırası denilen mektupta açıkça mevcut hükümetin istifa etmesi, aksi taktirde ordunun bizzat yönetime el koyacağı belirtildi. Basın büyük manşetlerde duyurdu, halk sessizlikle kabullendi. Ülkenin birliği, beraberliği, huzuru, güveni, barışı, kalkınması, istikrarı velhasıl bütün allı pullu rüyaları adına yapıldığı söylenen müdahaleden sonraki yıllarda, ülkede terör de ekonomik sıkıntılar da huzursuzluk ve kaos da tırmandıkça tırmandı. Şartlar olgunlaştığında Türkiye Cumhuriyeti çok partili hayata geçişin ardından üçüncü darbeyi de tattı. Tarihler 12 Eylül 1980’i gösterdiğinde Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koydu. Okyanuslar ötesinden gelen ‘Bizim çocuklar başardı sözü’ aslında darbeyi kimlerin yaptığını da gösteriyordu. Basın, darbeyi darbe liderinin en güzel fotoğraflarıyla kutladı. Tarihler 28 Şubat 1997’i gösterdiğinde bu sefer Milli Güvenlik Kurulu masasında yapıldı darbe. Olağanüstü Milli Güvenlik Kurulu Toplantısı, Sincan Sokaklarında tanklarla balans ayarı, Güneydoğuda her gün onlarca asker şehit verilirken en büyük tehlikenin irtica olarak gösterilmesi, eğitimde sistem değişikliği, başörtüsü, Fadime Şahin, Ali Kalkancı gibi o gün için çok allı pullu ve medyatik, bugün için ise ne yazık ki trajikomik argümanlar karşımıza dikildi. Gazete ve televizyonlar bu argümanları sıklıkla kullandı ama bu sefer bir fark vardı, halk kısık da olsa sesini çıkarmaya başlamıştı. 1960, 1971, 1980, 1997 darbelerinin hiçbirisinde FETÖ hiçbir şekilde mağduriyet yaşamadığı gibi aksine daha da güçlendi. 2007 yılına gelindiğinde ise her 10 yılda bir izlenen oyun tekrar sahneye koyulmaya çalışıldı. 27 Nisan 2007 gecesi Genelkurmay internet sitesinden verilmeye çalışılan ince ayara karşı bu sefer şapkasını alıp bir Başbakan olmadı. Genelkurmay sitesindeki demokratik tahammüllere tamamen aykırı muhtıraya aynı sertlikle cevap verildi. Bu sefer terör, bombalamalar, kaos, yargı, kriz gibi argümanları daha sert ve daha sık ortaya çıkarmaya çalıştı aynı zihniyet. 7 Şubat 2012 tarihinde MİT Müsteşarı’nın ifadeye çağrılmasının olayının ardındaki senaryo sahnelemeden rafa kaldırılmak zorunda kalındı. Mayıs 2013 yılında fitili ateşlenen Gezi olaylarında sivil isyan senaryosu devreye sokuldu. 17-25 Aralık’ta da istediğini alamayan darbeci zihniyet 3 yıllık bir bekleyişin ya da hazırlığın ardından son çare olarak silahlı darbe girişimine başvurdu” ifadelerini kullandı.

“DARBE HEZİMETE UĞRATILDI”

15 Temmuz 2016 yılında Türkiye tarihinin en önemli imtihanlarından birini verdiğine işaret eden Arslan; “Daha önceki girişimlerinde hepsinde de başarısız olan darbeci zihniyet, elindeki tüm argümanları boşa çıkınca silahlı müdahaleden başka çare görmedi ancak akşama doğru MİT Müsteşarı ve Genelkurmay Başkanı’nın plansız programsız ikili görüşmesi ve akabinde gelişen bazı olaylar darbe harekatının saatinin öne alınmasına sebep oldu. İstanbul’da Boğaziçi Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü trafiğe kapatıldı. Ankara’da ise savaş uçakları alçak uçuşa başladı. Genelkurmay Başkanlığı Karargahı ve TRT Genel Müdürlüğü bir grup askerce ele geçirildi hatta ve hatta gazi Meclis bombalandı. Bu sefer olayları seyre dalan bir halk ve şapkasını alıp giden bir lider yoktu. Astsubay Ömer Halis Demir, Özel Kuvvetler Karargahı’nı ele geçirmek isteyen darbecilerin başındaki sözde Tuğgenerali alnından vurarak öldürdü. Darbe girişimin henüz ilk saatleri dolmadan, girişimin en tepe noktasındaki kişinin öldürülmesi, Başbakan’ın kararlı açıklaması ve dik duruşu izledi. Cumhurbaşkanı’nın vatandaşları havalimanlarına ve şehir meydanlarına davet etmesi, kendisinin de Atatürk Havalimanı’na gittiğini ve bu girişimi yapanların en ağır şekilde bedelini ödeyeceğini söylemesi üzerine milyonlar şehir mekanlarına akın etti. Ağır silahlara, tanklara, uçaklara karşı elinde sadece ve sadece Türk bayrağıyla duran milyonlar ile gerçek Türk askeri ve Türk polisinin dik duruşuyla FETÖ teröristleri başarısız olacaklarını anlayınca kimisi yurt dışına kimisi dağlara kaçtı. 15 Temmuz 2016 akşamı,  22.00’da başlayan işgal girişimi Türk milletinin bir kahramanlık destanı daha imza atmasına vesile oldu. 251 şehit ve 2 binin üzerinde gazi, milyonlarca neferle dünya tarihinde ilk kez halk, polis, asker el ele vererek darbe hezimete uğratıldı” diye konuştu.

Program devamında ise Olukbaşı mevkiinden Cumhuriyet Meydanı’na kadar düzenlenen sancak koşusuna katılan sporcu ve vatandaşlara, Vali Avni Çakır ve AK Parti Milletvekili Metin Çelik tarafından katılım belgesi verildi.

İl Müftülüğü ilahi grubu tarafından ilahi okunması, kahramanlık türküleri söylenmesiyle beraber devam eden Demokrasi Nöbeti, Sabah Namazı’nın eda edilmesiyle birlikte son buldu.

E.K

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.